Birgün bu dünya soğuyacak, Nazım’ın bahsettiği ceviz gibi…
Her ceviz yuvarlak değil, tamam da,
Golden Records değilsen de,
Sen de yankılanmayacak mısın yani ucsuz bucaksız sonsuzlukta…
Kim ulan bu repoların sahibi,
Agentler mi büyük hataları mı ulan…
Hataları olmasa verinin, neyi öğrenecekti en parametreli olanı dahi…
Dalgalar çarpamasaydı kıyıya, kim bilirdi dalga mekaniğini,
Rüzgar savurmasa saçımızı, kim sklerdi lorentz kuvvetini…
Gregor Samsa’nın Örümceğe döndüğünden daha hızlı dönüyor,
Doğal halinden, Yapay haline şeyler…
Ulan biz size balık tutmayın demiyoruz, balık tutmayı öğretmiyoruz, balık kalmayınca,
oltayı yapanı suçlamayın diyoruz…
Amaç balığı yok etmek değildi ki, ihtiyacın kadarını almaktı..
İnsan hayvanı seni, ah insan hayvanı…
Ne de çabuk çıktın üstüne besin piramidinin…
Pirimidini hidrojeninden kopasıca…
İnsan köküne biraz olsun saygı duyardı be…
Helikaz gibi gelip yardın ortadan ikiye…
Forum deyip geçme…
Ne medeniyeti vardıysa, bir foruma borçlu kendini koca antikite…
Bu bir şiir midir, yoksa bir yakınmamı bilmem,
Forumda “ey atinalılar” diyen bir feylesof gibi, “ey istihzalılar” diye seslenmek istedim,
Hoşça kal bugün de…
Henüz vakit var iken,
Yine de hoşça kal…
Artık Şebo’nun dönüşü ile avunur, Hoşça kal derken yine hatırlarız seni,
Hoşça kal…